CHP’li Solakoğlu’ndan Tarım Bakanlığı’na ‘bursella hastalığı’ tepkisi

Img

CHP’li Sencer Solakoğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda Türkiye’de brusella hastalığı, hayvancılık politikaları ve kullanılan aşılar üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığı’nı eleştirdi.

Solakoğlu, şunları söyledi:

“Türkiye’de brusella ve tüberküloz açısından çiftliğindeki hayvanların temiz olduğu bilinen bin 300 tane işletme var. Diğer işletmelerin, on binlerce, belki yüz binlerce işletmenin hiçbirinde böyle bir durum yok. Hepsinde tüberküloz ve brusella olma olasılığı çok yüksek ve büyük bir kısmında da olduğunu biliyoruz. Hayvan sayısını bile bilmediğimiz, ne yazık ki saymadığımız, ülkemizde onların da sayısını bilmek mümkün değil. Çünkü herkes gizliyor. Bugün bir işletmede verem veya brusella çıktığı, bir şekilde devlet tarafından kayıt altına alınırsa işletmeniz kapatılıyor, karantinaya alınıyor; aslında yok ediliyorsunuz. Dolayısıyla bu, halının altına süpürülen bir mesele. Ama brusella ve verem, özellikle de brusella çok büyük bir problem. Çünkü tedavisi çok uzun sürüyor ve kalıcı hasar bırakabilen bir hastalık. Dünyada en çok insan vakası görülen ilk altı ülkenin içindeyiz.

“PASTÖRİZE EDİLMEMİŞ SÜTTEN YAPILMIŞ PEYNİRİ TÜKETİYORSANIZ RİSK ALTINDASINIZ”

25 yıldır AK Parti tarımı yönetmeye çalışıyor, hayvancılığı yönetmeye çalışıyor. Bizim gibi işini elinden geldiğince buna uygun ve düzgün bir şekilde yapan, daha idealist yaklaşan işletmelere her türlü baskı yapılırken, diğer işletmelerle ilgili hiçbir şey konuşulmuyor. Ben size net bir şekilde söylüyorum. Sütünüzü pastörize etmeden sokaktan alıp yoğurdunuzu yapıyorsanız risk altındasınız. Eğer iyi kaynatılmamış veya pastörize edilmemiş sütten yapılmış bir peyniri tüketiyorsanız çok büyük risk altındasınız. Brusella, halk arasında aynı zamanda ‘peynir hastalığı’ olarak da bilinen bir hastalıktır. Bu ayıpların hiçbirini konuşmayıp da benim gibi ve diğer işletmeler gibi elinden geldiğince, insani olarak mümkün olan en üst standartlarda işini yapmaya çalışan insanların üzerine gelmek yerine, bu işi nasıl toparlarız diye çalışmıyorlar.

Türkiye’de brusella diye bir hastalık var ve Türkiye’de kullanılan S19 aşısı, Amerika’nın birçok eyaletinde yasaklanmış durumda. Onun yerine bedava olan, ülkenin ücretsiz üretebileceği, lisans sınırı olmayan ve modern dünyanın tercih ettiği RB51 aşısını kullandırmıyorlar. Milyonlarca dolarımızı S19’a verdirtiyorlar. Bu, prevalans yarattı ve uygulayan ülkelerde de insan vakalarının sayısının çok arttığını gördüğümüz demode, eski bir aşı. Biz hâlâ 21. yüzyılda bu 3. dünya hastalığını ülkemizde yaşıyorsak bir şeyleri yanlış yapıyoruz. Bu işi beceremiyorsunuz. Tarımın T’sinden anlamayan, tarımla uzaktan yakından alakası olmayan insanların bu sektörde ahkâm kesiyor olmaları, fikirleriyle karar veriyor olmaları ülkeye çok büyük zarar veriyor. Eğer bugün et konusunda dünyanın en pahalı kırmızı etlerinden birini yiyorsak, Sayın Tarım Bakanı, bu sizin suçunuz. Sizin altınızdaki ekipten de siz sorumlusunuz. İşi bilmeyen, beceremeyecek insanlara yetki veriyorsunuz. Bilmediğiniz için de mantıklı gelen her şeye inanıyorsunuz. Bu yasal olmamalı, bu yasak olmalı. Bir ülkede liyakatsiz bir insanın böyle bir pozisyonda olması asla kabul edilebilir bir şey değil.”

Source

yok

Author: Serkan Koç