Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve geçmişte Ulaştırma Bakanlığı yapmış olan Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümü sonrası başlatılan soruşturma çerçevesinde, ‘yanlış tanıklık’ suçuyla tutuklanan doktor Nurettin Demirkol, Bakırköy 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı.
Hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilen sanık Demirkol ve avukatları duruşmada hazır bulundu. Demirkol, Denizolgun’un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada daha önce tanık olarak dinlenmiş ve ifadesi ile 155 ihbar kaydı, HTS verileri ve diğer tanık ifadeleri arasında çelişkiler tespit edilmesi sebebiyle “yanlış tanıklık” suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Sanığın avukatları duruşmanın gizli bir ortamda gerçekleştirilmesini istedi. Hakim ise duruşmanın açık olarak yapılacağını belirtti.
Duruşma, kimlik tespiti yapılan Demirkol’un savunmasının alınmasıyla devam etti.
“YANLIŞ ANLAŞILMAMASI İÇİN ‘ÖZEL DOKTOR’ OLARAK TANITTIM”
Duruşmada yaptığı savunmasında olayın üzerinden 10 yıl geçtiğini ve bu süreci hatırlamanın imkansız olduğunu ifade eden sanık Nurettin Demirkol, “10 yıl önce meydana gelen olaya kurgular eklenmiştir. Ben bir doktorum, 1 hafta önce tedavi ettiğim hastayı dahi hatırlamam mümkün değil. Hastaların kayıtlarını görmek için bilgisayar kaydına ihtiyaç duyuyorum. İfade verirken elim titriyordu; savcı bunun nedenini sordu ama yanıtım tutanağa geçmedi. Sonrasında, bir yerleri arayıp ifade tutanağımın fotoğrafını çekti. İhbar hattını kendimin aradığı iddia ediliyor. Savcılık ifademde ‘polisleri kimin veya saat kaçta aradığını hatırlamıyorum’ demiştim ama bu tutanağa ‘bilmiyorum’ şeklinde yazıldı. Ben ifademde polisi 3-4 kez aradığımı söyledim; polisin de beni aradığını belirttim. Savcılık bana aradığım numarayı sorduğunda hatırlamadığımı söyledim. Arif Ahmet Denizolgun’un tansiyon sorunu vardı. Telefonda yanlış anlaşılmamak adına kendimi ‘özel doktor’ olarak tanıttım; orada bir hata oldu. Bu şekilde kendimi tanıtma sebebim, kamu görevlisi bir doktor olmadığımı belirtmekti” şeklinde konuştu.
Olay gününe dair savunmasında evine çok sayıda polis geldiğini söyleyen sanık Demirkol, “Olay günü zor bir süreç geçirdim. Polisler ‘çok fazla kişi geldiği için artık kimseyi almıyoruz’ dediklerini anımsıyorum. Gittiğimde Murat Bayrak ile yabancı uyruklu kişiler tarafından karşılandığımı hatırlıyorum. Olay günü eve gelenlerin bazıları maktulün yeğenleridir; bu durum BAZ kayıtlarında mevcuttur. 8 Eylül 2016 sabahı benim için belirsiz bir dönemdi. Covid döneminde de devletime hizmet ettim; biz doktorlar gizli denetimlere tabi tutuluyoruz ve bunları başarıyla atlattım. Diğer tanıkların ifadelerindeki çelişkilere rağmen benim suçlu olmamı kabul etmiyorum. Burada bulunmaktan utanç duyuyorum; tutuklanmam sebebiyle hem kişisel hem de ailevi anlamda zorluklar yaşıyorum ve adli makamları yanıltma gibi bir niyetim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatımı talep ediyorum” dedi.
2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI
Mahkeme kararını açıklayarak sanık Nurettin Demirkol’u ‘yanlış tanıklık’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve yaşını göz önünde bulundurarak cezasını erteleyip tahliyesine karar verdi.